Deniz Tekin – 21 Kasım 2025
Mahkeme: Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Esas No: 2025/154
Van’ın Özalp ilçesine bağlı Dönerdere kırsalında 28 Aralık 2024’te sınırda görevli askerlerin bulunduğu araçtan açılan ateş sonucu dört çocuk babası Seyithan Durdu hayatını kaybetti. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada ateş ettiği tespit edilen üsteğmen Yiğithan Adalı tutuklandı, ancak avukatlarının itirazı üzerine 6 gün sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Tanık beyanlarında olay anında ‘dur’ ihtarı yapılmadığı ve yaralıya müdahale edilmeden bölgeden ayrıldığı ifade edildi. Savcılık, sanık Yiğithan Adalı hakkında ise ‘haksız tahrik altında olası kastla öldürme’ suçlamasıyla iddianame hazırlandı. İddianamede, olay yerinin ikinci derece askeri yasak bölge dışında kaldığı ve kolluk birimlerine bildirim yapılmadığı da belirtildi. Savcılık olay günü Adalı’nın yanında bulunan iki asker hakkında takipsizlik kararı verdi. Davanın üçüncü duruşması 2 Kasım 2025 tarihinde Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşma Öncesi
Van Adliyesinin arka tarafında bulunan vatandaş girişindeki polis arama noktasından içeri girebildim. Adliyenin birinci katındaki duruşma salonunun önünde katılan avukatları bekliyordu. Duruşma kararlaştırılan saatten 20 dakika geç başladı.
Duruşmaya Katılım
Katılan N. D. ve vekili Av. Özal Bedir salondaki yerlerini aldı. Av. Özal Bedir'in yetki belgesi ile Van Barosu Yönetim Kurulu üyesi ve İnsan Hakları Merkezi yöneticisi Av. Emrullah Kardaş ile merkez üyesi Av. Ceylan Ukay, Av. Bişeng Tunç duruşma salonundaydı. Sanık Yiğithan Adalı duruşmaya katılmadı. Sanık Yiğithan Adalı müdafileri Av. Ömer Akyaç, Av. Osman Alper Olgun, Av. Muammer Uzun ve Av. Mehmet Cüneyt Güzel de mazeret bildirerek duruşmaya katılmazken, Av. Onur Can duruşmaya katıldı.
Duruşmanın Seyri
Duruşmaya katılanların yoklaması yapıldıktan sonra heyet değişikliği tutanağa yazıldı. Ardından celse arasında dava dosyasına gelen evraklar özetle okunup tutanağa geçirildi. Mahkeme tarafından yazılan müzekkereye Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6. Hudut Tugay Komutanlığı’nın cevap verdiği, Diyarbakır 8’inci Kolordu Komutanlığı Hareket Merkezi Amirliği’nin ise askeri yasak bölge dışında kalan koordinatları içeren cevabi yazıyı mahkemeye gönderdiği tutanağa geçirildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6. Hudut Tugay Komutanlığı Personel Şube Müdürlüğünün sanık Yiğithan Adalı hakkında açılan idari tahkikat raporunun onaylı bir suretini mahkemeye gönderdiği de tutanağa yazıldı. Olay yerinin askeri güvenlik bölgesi olup olmadığına ilişkin rapor hazırlayan bilirkişi heyetine, dosyada bulunan evrak ve görüntülerin gönderildiği de tutanağa aktarıldı. Katılan vekili Av. Özal Bedir’in, bilirkişi raporuna karşı itiraz ettiğine ve kovuşturmanın genişletilmesi taleplerine dair dilekçeleri mahkemeye sunduğu belirtildi. Genelkurmay Başkanlığı’nın olay yerine ait koordinatlara göre o bölgeyi kapsayan askeri yasak bölge (birinci ve ikinci) koordinatlarının UTM (Unıversal Transvers Mercatur) 3, ITRF, 45 Dilim Orta Meridyeni özelliğinde gönderilmesine ilişkin yazılan müzekkereye cevap verdiği tutanağa yazıldı.
Celse arasında dava dosyasına gelen bilgi ve belgelere ilişkin bir diyecekleri olup olmadığı sorulan iddia makamı, kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin olmadığını, mütalaayı mahkemeye sunacaklarını söyledi. Tercüman aracıyla Kürtçe beyanda bulunan katılan N. D. ile katılan vekilleri Av. Özal Bedir, Av. Emrullah Kardaş, Av. Ceylan Ukay ve Av. Bişeng Tunç başkaca kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin olmadığını belirtti.
Esas Hakkında Mütalaa
İddia makamının mahkemeye sunduğu 3 sayfalık mütalaada, sanık Yiğithan Adalı'nın olayın yaşandığı tarihte, Özalp 2. Hudut Taburu 3. Hudut Bölüğü Tulgalı hudut karakolunda kol komutanı olarak görev yaptığını belirtilerek, sanığın aynı birlikte görevli olan askerler M.Ç. ve S.G. ile devriye faaliyetine çıktıkları hatırlatıldı.
Mütalaada, maktul Seyithan Durdu ile Z. D. ve Ş.D.’nin, Saray ilçesine bağlı Bakışık Mahallesi’ndeki evlerinden atla ayrılarak İran sınırında 26 kişilik grubu karşıladıkları ve bu kişileri araçlara bindirdikleri savunuldu. Aynı saatlerde devriye görevinde bulunan sanıklar Yiğithan Adalı ve M.Ç.’nin, termal dürbünle Çaldıran yolu üzerinde bulunan göçmen grubunu tespit ettikleri, ardından göçmen kaçakçılığı yaptıkları iddia edilen Z.D., Ş. D. ve maktul Seyithan Durdu’yu takibe aldıkları kaydedildi.
Sanık Yiğithan Adalı ile bazı tanıkların soruşturma aşamasında ve duruşmada verdikleri beyanlara göre, Adalı’nın maktul ve müştekilere “dur” ihtarında bulunduğu, ihtara uymamaları üzerine silahıyla birkaç el ateş ettiği, Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü ve Erzurum Bölge Kriminal Polis Labaratuvarı’nın hazırladığı raporlarda, olay yerinde 2 adet kovan ve 1 adet mermi çekirdeği tespit edildiği ve bunların sanık Yiğithan Adalı'nın silahından atıldığının tespit edildiği belirtildi. Mütalaada, maktul Seyithan Durdu’nun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin deforme olduğu, olay yerinde bulunan ve deformasyona uğramayan diğer çekirdeğinin ise maktulün ölümüne neden olamayacağının anlaşıldığı, sanık Yiğithan Adalı’nın maktulü vurmadığına ilişkin beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu nedenle buna itibar edilememesi gerektiği ifade edildi.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, maktul ile tanıklar Ş.D. ve Z.D.’ye yönelik “dur” ihtarında bulunduğu, ihtara uymamaları üzerine silahıyla hedef gözetmeksizin ateş ettiği belirtildi. Sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak Seyithan Durdu’nun ölümüne neden olduğu kaydedilen mütalaada; sanığın maktulü hedef aldığına ve kasten hareket ettiğine ilişkin şüpheden uzak delil bulunmaması nedeniyle sanık lehine değerlendirme yapıldığı ifade edildi. Mütalaada, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 24/1. maddesi kapsamında kanun hükmünün icrası sırasında meydana geldiği, ancak bu eylemde TCK’nin 27/1. maddesi uyarınca “kanunun çizdiği sınırın kast olmaksızın aşıldığının” anlaşıldığı, bu nedenlerle sanığın TCK’nin 85/1 ve 27/1. maddeleri gereğince “taksirle ölüme neden olma” suçundan cezalandırılması talep edildi.
Av. Bedir: ‘Dosyada Eksiklikler Bulunuyor, Bunların Giderilmesi Gerekiyor’
Mahkemenin görevlendirdiği tercüman aracılığıyla esas hakkındaki mütalaaya karşı Kürtçe beyanda bulunan katılan N. D., mütalaada yer alan aleyhteki hususları kabul etmediğini belirterek, sanığın cezalandırılmasını istedi. Ardından söz alan katılan vekili Av. Özal Bedir, esas hakkındaki mütalaaya katılmadıklarını, dosyada eksiklikler bulunduğunu, bunların giderilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bedir beyanlarının devamında “Termal kamera kayıtlarına ilişkin önceden de taleplerimiz olmuştu. Termal kamerayı kullanan şahısların kimlik bilgilerinin tespitinin yapılmasını istemiştik. ASELSAN'IN vermiş olduğu cevap yazılarına bakıldığında tahkikatın eksik yapıldığı tespit edilmiştir. Olayın üzerinden 6 aydan fazla bir süre geçmiş ise de biz tekrardan termal kameranın incelenmesini ve el konulmasını talep ediyoruz. Hızır termal kamera kaydının alınmasını ve üzerinde inceleme yapılmasını talep ediyoruz.” dedi.
‘Sanığın Olay Gecesi Devriye Faaliyeti Gerçekleştirme Görevi Yoktur’
Olay tarihinde sanık Yiğithan Adalı’nın dışarıda görevli olduğuna dair herhangi bir görev emrinin bulunmadığına dikkat çeken Bedir, “Kendisi sivil araç ile devriye faaliyeti gerçekleştirmiştir. Bu husus kanuna aykırıdır. Sanık Yiğithan Adalı'nın olay gecesi devriye faaliyeti gerçekleştirme görevi yoktu.r” diye vurguladı. Bedir, sanığın duruşmalardan vareste tutulmamasına rağmen duruşmalara katılmadığına da dikkat çekti. Tanık M. Ç.'nin tekrar dinlenilmesi gerektiğini belirten Bedir, “Delillerin değerlendirilmesinde eksiklik olduğunu daha önceki savunmalarımızda belirtmiştik. Dijital materyallerin incelenmesi hususunun yeniden bilirkişiye verilmesini talep ediyoruz. Bilirkişi tarafından hazırlanan rapor esasa uygun olmadığı için tekrardan bilirkişiden rapor aldırılmasını talep ediyoruz. Dijital materyallere ilişkin raporu hazırlayan bilirkişilerin huzurda dinlenilmesini talep ediyoruz” dedi.
‘Termal Kameranın Ne Kadar Mesafeyi Kayda Aldığını Bilmiyoruz’
Seyithan Durdu’nun götürüldüğü hastanenin kayıtlarına da dikkat edilmesi gerektiğine işaret eden Bedir, “Bu kayıtlarda esasen önemli bir husus şudur: Yaralının sivil giyindiği görülüyor. Dinlenen ses kayıtlarında askeri personellerin vefat eden Seyihtan Durdu’ya yaklaşmaması gerektiği ihtar ediliyor. Ancak vefat eden kişi morga alındığında askeri personellerin morga girdiği tespit ediliyor.” diye belirtti. Dosyada bulunan görüntü kayıtlarının çözümünün eksik yapıldığını söyleyen Bedir, “Termal kameranın ne kadar mesafeyi kayda aldığını bilmiyoruz. Tanık M.Ç.'nin tekrardan duruşmada hazır edilmesini, soruşturma aşamasında krokiyi tanzim eden olay inceleme ekibinde bulunan şahısların tanık olarak dinlenmesini, olay yerinde maktulün kanının tespit edildiği mermi çekirdeğine dair tanıkların yeniden dinlenilmesini talep ederiz. Olay yerinin askeri yasak bölge olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporunun tanzimini talep ediyoruz. Ayrıca sanığın tutuklanmasını talep ediyoruz.” diye ekledi.
‘Toplanmış Ya Da Toplanmamış Delilerin Deformasyona Uğradığını Düşünüyoruz’
Katılan vekili Av. Emrullah Kardaş ise meslektaşlarının beyanlarına katıldığını belirterek, “Dosyada toplanmış ya da toplanmamış delilerin deformasyona uğradığını düşünüyoruz. Olay yerine müdahale edilmeye çalışıldığını düşünüyoruz. Hakkında takipsizlik kararı verilen şahıslar da bu olaydan sorumludur. Görev yeri olmayan bir yerde kişinin öldürülmesi taksirle açıklanamaz. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz.” dedi. Katılan vekilleri Av. Ceylan Ukay ve Av. Bişeng Tunç ise meslektaşlarının beyanlarına katıldıklarının, taleplerinin kabul edilmesini talep etti.
Sanık Yiğithan Adalı müdafi Av. Onur Can, dosyaya yetki belgesi ile katıldığını belirterek bu aşamada eksik hususlar giderilmesini istedi.
Ara Kararlar
- “Milli Savunma Bakanlığı Genelkurmay Başkanlığına 20/11/2025 tarihinde yazılan müzekkerenin akıbetinin sorulmasına, yazı cevabı geldiğinde ön rapor doğrultusunda eksikliklerin giderilerek keşif mahallinde tespit edilen koordinatların 1.,2. Askeri yasak bölgeler içerisinde kalıp kalmadığı hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine,
- Katılan vekillerinin dosya içeriğinde hem hazırlık hem kovuşturma aşamasında dinlenen tanıkların yeniden dinlenilmesi, dijital materyallerin yeniden incelenmesi, sanığın tutuklanması taleplerinin ayrı ayrı reddine,
- Dosyanın mevcut delil durumu, sanığın üzerine atılı bulunan suçun vasıf ve mahiyeti nazara alınarak sanık hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin devamının ölçülülük ilkesine uygun olduğu kanaatine varıldığından sanık hakkında uygulanan 5271 sayılı CMK'nun 109/3-a madde ve fıkrası uyarınca "Yurt Dışına Çıkamamak" ve CMK'nın 109/3-b maddesi uyarınca "Belirlenen yerlere başvurmak" şeklindeki adli kontrol tedbirinin aynen devamına” karar verildi.
Bir sonraki duruşma 13 Ocak 2026 günü saat 14:00'da görülecek.